Makaleler

LK banner 2016

08:52:32
 2/06/2020

         Dünyaya bir hediye olarak verilen bilgilerin ilk kısımları bir senteze tabi tutuldukları takdirde, ruhların tekamül ihtiyaçlarının ilk basit atomların meydana gelmesine sebep olduğu, ve bu basit atomların dışarıdan gönderilen çeşitli tesirlerle geliştirilerek çeşitli madde ve varyasyon topluluklarını meydana getirdiği, ve bu çeşitli varyasyon topluluklarının da, birbirine bağlı çok büyük bir madde topluluğu oluşturduğu, kısaca, kainatlar üstüne ait ilahi nitelik taşıyan ruhların, yine kainatlar üstüne ait sembolik olarak ifade edilen sonsuz tekamül ihtiyaçlarından bir tanesinin, bu kainatın asli maddesi olan amorf maddelerinden, tek ve bir bütün halinde koca bir kainatın meydana gelmesine sebep olduğu sonucu çıkartılacaktır. Yani ruhların tekamül ihtiyaçları bir sebep, kainat ise bu sebebin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

         Dünyaya verilen son bilgilerde ‘idrak edilsin veya edilmesin, şuurun karşılaşmış olduğu olaylar, şuur dışındaki kıyas bilgileriyle neticelendirilirler ve bu neticeler şuur dışında kalırlar’ ifadesi kullanılmıştır. Şuur dışında, idrak edilemeyen olayların da sonuçlarının kalması, dikkati çekici bir durum olduğu için, bu konuyla ilgili bazı bilgileri kısaca hatırlatalım.

         İnsan şuurunun; insan varlığının, beyin merkezini meydana getiren hücrelerin manyetik alanlar sentezine hakimiyetinden dolayı dışarıya yansıyan kısımları olduğu açıklanmıştır. İnsan varlığına ait şuur da insan şuurunun ötesinde kalmaktadır.

         Dünyaya bir hediye olarak verilen son bilgilere göre, dünyada yaşayan bütün insanların öz varlıkları, bu dünya hayatından ve dolayısıyla hidrojen aleminden mezun olduktan sonra, yarı süptil bir alem olan sevgi alemine katılmakta ve oradan da vazifelerin başladığı çok daha süptil bir aleme geçmektedirler.

         Varlıkların sevgi alemine katılabilmeleri için, nasıl ki bu dünya hayatından ve dolayısıyla hidrojen aleminden mezun olmaları şart ise, sevgi aleminden vazifeler alemine geçebilmeleri için de, o alemlerin prensiplerine uygun bazı şartların bulunduğu belirtilmiştir. Bu şartlardan bir tanesini kısaca ve basitçe ifade etmeye çalışalım.

         Vazife alemi, bu alemden sonra gelen sevgi aleminin de üzerinde bulunmaktadır. Dolayısıyla mekan ve zamanı, hem bu alemin, hem de sevgi aleminin mekan ve zamanının üzerinde daha farklı bir alem olarak ortaya çıkmaktadır. Fakat sevgi aleminin bir ucu bu aleme temas ederken, diğer ucu da vazife alemine temas etmektedir. Ve, bu özelliği ile dünyadaki insan varlıklarını vazife alemine götüren, ulaştıran veya hazırlayan ara bir alem olarak, yani alt ve üst alem arasında bir köprü vazifesi yaparak diğer alemlerin mekan ve zaman özelliklerinden ayrılmaktadır. Vazife alemine ait zamanın, neden bu dünyadaki ve sevgi alemindeki zamandan farklı olduğunu, dünyaya verilen son bilgilere göre kısaca ve basitçe ifade etmeye çalışalım.

         Sevgi alemi, içinde yaşadığımız alemin üzerinde bulunan bir alemdir. Zamanı ve mekanı da, doğal olarak, bu alemin mekan ve zamanından farklı olmaktadır. Sevgi alemine ait zamanın, neden bu dünyadaki zamandan farklı olduğunu, dünyaya verilen son bilgilere göre kısaca ve basitçe ifade etmeye çalışalım.

         İçinde bulunduğumuz alem, hidrojen atomu ve çeşitlerinden meydana getirilmiş kendine ait bir mekanı ve zamanı olan bir alemdir. Sevgi alemi ise, bu alemin geliştirilmiş hidrojen atomlarından yayılan enerjilerden, yani ince enerji partiküllerinden meydana getirilmiş yarı süptil bir alemdir. Bu enerjiler, yarı süptil alemin temelini oluşturan ilk atomları meydana getirerek, dünyanın mekan ve zamanının üzerinde, daha farklı bir mekan ve zaman ortamı meydana getirmektedir.

         Son realite bilgilerinde, inkişaf ve tekamülün farklı manalar içerdiği ve bunları birbirinden ayırmak gerektiği belirtilmiştir. İnkişaf, kainat içindeki maddelerin, dışarıdan gelen tesirlerle, içeriğindeki hareketlerin artması, içeriğinin karmaşık haller alması, tesirlere hedef olma sahalarının genişlemesi ve değerlerinin artması hali olarak ifade edilmiştir. Yani maddelerin gelişmesi durumuna daha geniş manasıyla inkişaf denmiştir. Ve kainatın, her şeyiyle birlikte bir madde topluluğu olduğu unutulmamalıdır.

         Ruhlar, bir madde topluluğu olan kainat içerisinde bulunmamaktadırlar. Ruhların kainat maddelerine olan ihtiyaçları ve bu maddelerle olan ilişkileri tesirlerle sağlanmaktadır. Ruhların bu ihtiyaçları, dünyada tekamül sembolüyle ifade edilmiştir. Sembolik olarak ifade edilen tekamül hareketleriyle madde hareketleri, paralel bir etkileşim içerisinde bulunmaktadırlar.

Free Hit Counter (01.01.2016)

Copyright © 2016. The Last Knowledge.
Bu site özeldir ve ticari amaç taşımaz.